OTLUKBELİ SİTESİ EROLKARA SİTELERİ TARAFINDAN HAZIRLANMIŞTIR

 

www.otlukbeli.es.tt

OTLUKBELİ TARİHİ

Otlukbeli ilçesi, Bayburt ve Erzincan illeri arasında bulunmaktadır.

Otlukbeli'nin bilinen tarihi M.Ö. 2000 yıllarında başlar. O yıllarda Hurriler,Erzincan ve yöresine hakimken daha sonraları hükümranlıklarım güneye kaydırdıklarından bu yöreye Hayaşa ve Azziler egemen olmuşlardır.

Yöre, M.Ö. 900'lü yıllarda Urartu Devleti'nin sınırları içinde kalmış ve daha sonraları M.Ö. 600'lü yıllarda Urartu Devleti'nin yıkılmasıyla 30 yıl kadar İskitler'in egemenliği altında kalmıştır.

İskitler'den sonra Medler, M.Ö. 550 yılında ise Persler yörede 200 yıl kadar hüküm sürmüşlerdir. M.Ö. 334 yılında İskender'in Persler'i yenmesiyle yöreyi İskender idare etmeye başlamıştır.

M.Ö. 515'ten itibaren Sabarlar, yöreye akınlar düzenleyerek yöreyi Ankara'ya kadar işgal etmişlerdir.

M.S. VII. Yüzyılın yıllarına kadar Erzincan ve yöresinin zaman zaman Bizans zaman zaman da Sasaniler'ce yönetildiği kayıtlar arasındadır.
636 yılında ise Kafkaslardan Doğu Anadolu'ya akın eden Türk boyları yöreyi ele geçirmiş ve üç buçuk asırdan fazla bir zaman yöreye hakim olmuşlardır ;ancak sık sık Arap akınlarına maruz kaldıklarından köklü bir yapı oluşturamamışlardır.

10. yy'dan itibaren ise Oğuz boyları Anadolu'ya gelerek Otlukbeli'ni ve Doğu Anadolu'yu yurt edinmişlerdir.

Daha sonra 1071 Malazgirt Zaferi ile Oğuz Türkleri'nin eline geçen yöre,Anadolu Selçuklu İmparatorluğunu teşkil eden 3 beylikten biri olan Mengüçler'in egemenliğine girmiştir.

1228'de Anadolu Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat tarafından Mengüç Beyliği ortadan kaldırılınca yöre, Selçuklu Tabeyleri'nce yönetilmeye başlamıştır.

1243'de ise Moğollar, Selçukluları Kösedağ Savaşında yenerek yöreye hakim olmuşlardır. 1343'de ise Eretna Beyliği, yöreye egemen olmuştur.

Eretna Beyliği, Timur'un Anadolu'ya gelmesiyle kendisine tabi olmuştur.Bundan sonraki dönemlerde Kadı Burhaneddin, Akkoyunlular ve Karakoyunlular arasında hakimiyet yarışı sürerken 1410 yılında Karakoyunlu hükümdarı Kara Yusuf Erzincan'a egemen olmuştur. 1422 yılında ise Erzincan ve yöresi Akkoyunlu hükümdarı Kara Yülüg Osman Bey tarafından alınmış, daha sonra bir kez daha Karakoyunlular'ın eline geçmiştir.

Son olarak, 1457 yılında Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın idaresine girmesiyle Akkoyunlu-Karakoyunlu mücadelesi de son bulmuştur.

I. Dünya Savaşı:

Ruslar yöreyi Temmuz 1916'da işgal etmiş ve 25 Temmuz 1916'da Ruslar, Erzincan'a girmiştir.

7 Kasım 1917'de çıkan Bolşevik ihtilali neticesinde Ruslar, bölgeden 18 Kasım 1917'de bir mütareke imzalayarak çekilmiş; ancak silah ve cephanelerini Ermenilere terk ettiklerinden Ruslar'dan güç alan Ermeni komitacıları, yöre halkına karşı soy kırıma girişmişlerdir.

Ancak, 17 Şubat 1918 tarihinde 29. ve 36. tümen süvari birliklerimiz, Binbaşı Halit Bey komutasındaki Türk müfrezeleri ve milis kuvvetleri, Ermeni katliamına son vermiş, yöreyi Ermenilerden temizlemişlerdir.

Mülki ve İdari Geçmiş:

Otlukbeli, diğer adıyla Karakulak 1800'lü yıllarda bucak haline getirilmiş,idari yönden Tercan ilcesine bağlı iken Haziran 1954'de Çayırlı ilcesine bağlanmış, 7Haziran 1971'de belediye teşkilatı kurulmuştur.

Karakulak beldesinin ismi. Bakanlar Kurulu'nun 10.04.1973 gün ve 6255 sayılı kararma atfen içişleri Bakanlığı'nın 07.05.1973 gün ve 621.73.308-2/11466 sayılı yazıları ile OTLUKBELİ olarak değiştirilmiştir.

Otlukbeli beldesi, 09.05.1991 tarih ve 3644 sayılı yasa ile ilçe olmuştur.

 

Otlukbeli Savaşı (Otlukbeli Zaferi)
Fatih Sultan Mehmed Hanın, Akkoyunlu Sultanı Uzun Hasan ile, 11 Ağustos 1473’te, Otlukbeli mevkiinde yaptığı büyük meydan muharebesi.

Osmanlı Sultanı Fatih Sultan Mehmed Hanın, 1453’te İstanbul’un fethiyle Bizans İmparatorluğunu ve 1461’de de Trabzon’u alarak Pontus Rum Devletini yıkması, Hıristiyan âlemine karşı üstünlük kurup, İslâm âleminde takdir kazanması, doğudaki Akkoyunlu Sultanı Uzun Hasan’ı telaşlandırdı. Türkmen asıllı Akkoyunlu Uzun Hasan, kısa zamanda devletin sınırlarını genişleterek; Irak-ı Acem, Irak-ı Arap, Âzerbaycan, İran ve kısmen Doğu Anadolu’ya hakim olmuştu. Pontus Rum Kralının damadı olması dolayısıyla Trabzon’un mirasının kendisinin olduğunu iddia etti. Bu sebeple, Fatih’ten Trabzon’u istedi. İsteği kabul edilmedi. Uzun Hasan, tek başına Osmanlıları mağlup edemeyeceğini bildiğinden, kendisine müttefik aradı. Neticede, batıda Haçlı devletleri ve doğuda hakimiyet mücadelesi veren Türk devlet ve beyleriyle anlaştı. Venedik, Papa ve Napoli, ittifak teklifleri neticesinde, ateşli silahlar ve bunu kullanacak usta ve asker gönderip Uzun Hasan’ın yanında yer aldılar. Venediklilerin yardımı karşılığı, Karadeniz’de serbest faaliyet yanında, Mora, Midilli, Ağrıboz ve Argos’un iadesi temin edilecekti. OTLUKBELİ SAVAŞ ALANITopraklarını Osmanlıların zapt ettiği Karaman ve Candar beyleri de bu ittifaka dahil oldular. Uzun Hasan’ın bu faaliyetlerine karşı Fatih de tedbir aldı. Batıdan gelecek saldırılara karşı Rumeli ve İstanbul’un emniyet tedbirlerini arttırdı. Rumeli’nin muhafazası, Şehzâde Cem Sultan'a verildi. Mısır Memlûkları ile anlaşma yapılarak, Akkoyunlular ile ittifakları önlendi. Akkoyunlu-Venedik ittifakını da bozmak isteyen Fatih, Venediklilerin Ağrıboz Adasını Osmanlılardan istemeleri üzerine, anlaşmaya yanaşmadı. Venedikliler, Uzun Hasan’a yardım için Napoli, Rodos, Papalık ve Kıbrıs donanmalarıyla; Akdeniz ve Ege sahillerindeki Osmanlı şehirlerinden Antalya, İzmir şehir ve kalelerini yağma edip, yaktılar.

Fatih, Uzun Hasan’a karşı sefere çıkmadan önce, Anadolu’ya öncü kuvvetler gönderdi. 1473 Martında doğu seferine çıkan Fatih’e; Bursa’da Rumeli Beylerbeyi Has Murad Paşa, Beypazarı’nda Karaman Valisi Şehzâde Mustafa Çelebi, Kazova’da Amasya Valisi Şehzâde Bayezid ve kuvvetleri katıldılar. Böylece Osmanlı ordusunun mevcudu, yüz bine çıktı. Rumeli akıncı kumandanı Mihaloğlu Ali Bey, öncü gönderilerek, Akkoyunlular'a ilk darbeyi vurmaya ve haber almaya memur edildi. Osmanlı ordusu Erzincan’a geldiği halde, Uzun Hasan ve Akkoyunlular'a rastlayamadı. Erzincan’dan itibaren asıl muharebe şartları gözetilerek, âni taarruzlara karşı ihtiyatla harekete devam edildi. Tercan’da iki tarafın da öncüleri karşılaştı. Uzun Hasan da yetmiş bin askerle Tebriz’den hareketle Tercan istikametine gelmekteydi. Önden giden ve Tercan Nehrini takip eden Has Murad Paşa, karşılaştığı Akkoyunlu kuvvetlerini üst üste mağlup etti. Has Murad Paşa, bu muvaffakiyetleri üzerine daha da ilerlemek istedi. Vezîriâzam Mahmud Paşa, Fırat’ı geçmemesini tavsiye ettiyse de, dinlemeyip ilerledi. Has Murad Paşa, Fırat’ı geçince Akkoyunlular'la muharebeye tutuştu. Sahte ricat taktiğine kapılarak Akkoyunluların içine girdi ve kuvvetleriyle birlikte pusuya düştü. Osmanlı öncü kuvvetlerinin bir kısmı telef olurken, bir kısmı esir düştü. Has Murad Paşa da Fırat’ta boğuldu. Osmanlıların meşhur kumandanlarının ve seçme askerlerinin esir alınıp, öldürülmesiyle ümitlenen Uzun Hasan, Otlukbeli’nde Osmanlılara kesin darbeyi indirmek için harekete geçti. Merkezden epeyce uzaklaşan Osmanlı ordusunun levazım stoku, devamlı azalıyordu. Atlı Türkmen kuvvetlerine sahip Akkoyunlular, şaşırtıcı muharebe planları tatbik ederek imha harbi yapıyorlardı. Akkoyunlu baskınlarına karşı Anadolu Beylerbeyi Davud Paşa ve takviye kuvvet olarak da Vezîriâzam Mahmud Paşa gönderildi. Otlukbeli’nin tepeleri, Akkoyunlular tarafından tutulduğundan, Osmanlı ordusu Üçağızlı mevkiinde savaş düzeni aldı. Merkezde Fatih Sultan Mehmed Han, sağ kolda Şehzade Bayezid, sol kolda Şehzade Mustafa bulunuyor, Padişah, kapıkulu azaplarına, şehzadeler de, eyalet askerlerine kumanda ediyorlardı. Akkoyunlu ordusunun merkezine Uzun Hasan, sağ kola oğullarından Zeynel Mirza, sol kola da Uğurlu Mehmed Mirza kumanda ediyorlardı.

Otlukbeli’nde, 11 Ağustos 1473 tarihinde meydana gelen muharebe, Osmanlıların ateşli silahlarda, Akkoyunluların da süvari kuvvetlerinde üstünlüğü ile başladı. Sol koldaki Şehzade Mustafa’nın üstün gayreti sonucunda, Akkoyunlular'a karşı sağladığı üstünlükle, muharebe, Osmanlılar lehine döndü. Osmanlıların, Uzun Hasan’ın merkez kuvvetlerini şiddetli top ve tüfek atışlarıyla ateş altında tutması, Akkoyunlu kuvvetlerini iyice bozdu. Hasan Bey, muharebe meydanından kaçtı. Sağ koldaki Zeynel Mirza ve yardımcı Gürcü kuvvetleri kumandanları öldürüldü. Muharebede kesin olarak üstünlüğü sağlayan Osmanlı kuvvetleri, pek çok Akkoyunlu devlet adamı, bey, kumandan ve yardımcıları ile askerlerini esir aldı. Fakat muharebe meydanından kaçan Uzun Hasan, yakalanamadı. Fatih Sultan Mehmed Han, esir alınan Akkoyunlu âlimlerine hürmet gösterip, serbest bıraktı. Uzun Hasan safında olan Karakoyunluları da affetti. Akkoyunluların elindeki Osmanlı esirleri kurtarıldı. Fatih, Otlukbeli Zaferinden sonra, üç gün muharebe meydanında bekledi. Zaferin şükrünü yaparak, dört bin köle ve cariye azad etti. Doğu Seferine çıkmadan önce borç olarak dağıtılan yüz yük akçeyi (altı milyon altın lira, on milyon gümüş para) askere hediye etti. Sefer dönüşü, Şebinkarahisar fethedildi.

Fatih’in Doğu Seferi neticesinde Otlukbeli Zaferi kazanılmasına rağmen, pek büyük arazi elde edilememesinin sebebi, Fatih’in, Sünnî ve Türk olan Akkoyunlulara karşı iyi niyet beslemesidir. Bununla birlikte, bu savaş neticesinde, Fırat Nehrinin batısı kesin olarak Osmanlı hakimiyetine geçti. Batılılar, Osmanlı Devleti'ni mağlup edip, İstanbul’a tekrar hakim olamayacaklarını kesin olarak anladılar. Anadolu birliğinin Osmanlılar tarafından sağlanacağı kesinleşip, Orta-Doğu yolu açıldı. Akkoyunlu ülkesinde taht mücadelesi başlayıp, hanedan parçalandı. Karamanlı ülkesi, Osmanlı hakimiyetine geçti. Otlukbeli Zaferi öncesi ve sonrası, tecavüzlerini arttıran Haçlı korsanlarının Akdeniz ve Ege sahillerindeki saldırıları da neticesiz kaldı. Venedikliler de anlaşma istemek zorunda kalınca, batıda ve doğuda, Osmanlı Devletinin büyüklüğü kabul edildi.

SAVAŞ ALANININ BİR BAŞKA AÇIDAN GÖRÜNÜŞÜ

 

 

 

 

 

 

 

 

İLETİŞİM ADRESİ
 Tüm yazışmalar için
erolkara
msn.com